İlk Müslüman Kimlerdi?

İslami Sohbet

Rrrrr7777İlk Müslümanlar Tebliğin gizlice devam ettiği bu günlerde Ebu Bekir’in (R.a) teşvik ve delaletiyle Ebu Fükeyhe, Hz. Osman, Zübeyr bin Avvam, Abdurrahman bin Avf, Sa’d bin ebi Vakkass, Talha bin Ubeydulllah (r.a.) iman nimetine nail oldular  İslami sohbet sitesi

Peygamber Oluşu

Hz. Muhammed (s.a.s) Miladi 610 yılının Ramazan ayında bir pazartesi gecesi Hira dağındaki mağarada, bütün varlığı ile Allah’a yönelmişti. bu sırada Cebrail (a.s) gelerek Kur’an-ı Kerim’de Alak suresinin başında yer alan ayetleri getirdi ve Allah tarafından Peygamber olarak görevlendirildiğini bildirdi.

Cebrail (a.s) iknici gelişinde peygamberimize: “Kalk, insanları uyar” anlamındaki ayeti getirince peygamberimiz kalktı. Onun kalktığını gören Hz. Hatice:

-“Niçin uyuyup dinlenmediniz?”
-“Ey Hatice benim için uyku ve istirahat zamanı geçti” diyerek artık İslam dini’ni insanlara tebliğ etme görevinin başladığını ifade etti. ve: “Ey Hatice, kimi davet edeyim, beni kim tasdik eder.” dedi. Hz. Hatice:

-“Ben tasdik ederim, ey Allah’ın Rasülü! Herkesten önce dini bana anlat” dedi. Peygamberimiz Onun bu sözlerinden çok memnun oldu ve İslam dini’ni önce ona anlattı.

Peygamberimize ilk inanan ve onunla ilk namaz kılan kişi, bu büyük ve saygıdeğer İslam Kadını Hz. Hatice’dir. Bu asil ve şerefli kadın, peygamberimizi kutsal davasında hiçbir zaman yalnız bırakmamış, sıkıntılı günlerinde teselli etmiş ve ona daima yardımcı olmuştur. Peygamberimiz Nur (Hira) dağında iiken yanına Cebrail (a.s) gelerek şöyle demiştir.:

-” Ey Allah’ın Rasulü, işte bu Hatice’dir. Sana doğru geliyor, yanında bir kap var, içinde de yiyecek var.

Hatice sana gelince ona, Rabbinden ve benden selam söyle ve kendisini cennette inciden yapılmış bir sarayla müjdele…”

Hz. Hatice’den sonra çocuklardan Hz. Ali, köle iken hürriyetine kavuşmuş olan Zeyd b. Harise ve büyüklerden Hz. Ebu Bekir iman ederek müslüman oldular.

Peygamber Efendimiz, İslam’a daveti üç yıl kadar gizlice yaptıktan sonra şu anlamdaki ayetlerin nazil olmasıyla halkı açıktan İslam dini’ne çağırma dönemi başladı:

“Sen, en yakın akrabalarını uyar, müminlerden sana uyanlara rahmet ve hidayet kanatlarını indir. Şayet sana asi olup karşı dururlarsa, Onlara: Ben sizin işlediklerinizden tamamen uzağım, de.”

Hz. Ali (R.a.) Müslüman Oldu?

Hazret-i Ali de Rasulullah ile Hazreti Hatice’nin namaz kıldıklarını görmüş ve:

-” Nedir bu?” diye sormuştu. Allah Resulü:

-” Bu, Allah’ın kendisi için seçtiği dinidir. Ben seni tek olan Allah’a iman ve ibadet etmeye, hiç biri fayda ve zararı olmayan Lat ile Uzzayı da inkara davet ediyorum!” buyurdu. Hazreti Ali:

-” Ben bu dini şimdiye kadar hiç işitmedim! Babam Ebu Talibe sormadan bir iş yapamam!” dedi. Efendimiz, o sıralar tebliğ faaliyetlerini gizliden gizliye devam ettirdiği için:

-” Ey Ali! Şayet Müslüman olmayacaksan sana bahsettiğim bu hususu gizli tut, açığa vurma!” buyurdu. Hz. Ali o gece bekledi Allah Teala onun kalbine İslam muhabbetini bahşetti. Sabahleyin Peygamber Efendimizi yanına gitti ve İslam dini hakkında sualler sordu. Aldığı cevaplar üzerine, Allah Resulü nün buyruğunu hemen yerine getirip Müslüman oldu.

Babasından çekinerek, Müslümanlığını bir müddet gizli tuttu. Hz. Ali, bu sıralarda on yaşında idi. (İbni İshak, s. 118; İbni Sad, III, 21) Hz. Ebubekir (R.a) Nasıl Müslüman Oldu? Hz. Ebubekir, nübüvvetten önce de Peygamber efendimizin dostu idi. Çocukluğundan beri onun güzel ahlakına, sadakatine ve eminliğine şahitti, güzel ahlakı sebebiyle asla yalan söylemeyen bir kimsenin, Cenabı Hakka karşı yalan söylemesinin imkansız olduğu kanaatinde idi. Bu sebeple Allah Resulü onu İslam’a davet ettiğinde hiç tereddüt göstermeksizin icabet etti.

Efendimiz bu husustaki hadisi Şeriflerinde: “Allah beni size Peygamber olarak gönderdiğinde evvela bana “Sen yalancısın!” dediniz. Lakin Ebubekir: “Doğru söylüyor!” dedi. ve hem canı hem de malı ile bana son derece yardımcı oldu. buyurmuşlardır. (Buhari, Ashabun-Nebi 5)

Hz. Ebubekir’e (R.a) Neden Sıddık Denilmiştir?

Hz Ebubekir Ra Nasil Siddik Oldu 174686 M

Hz.Ebu bekir Sıddık

Hz. Ebubekir, ilk iman edenlerden olmanın yanı sıra, imanına şek ve şüphenin tozunu bile düşürmeyerek “Sıddık” sıfatına mazhar olmuştur. Daha sonraki zamanlarda da İslam’ın inkişafi ve yayılması için maddi-manevi fedakarlıktan kaçınmamış ve bütün malını Allah yoluna bezletmiştir. Sevginin şartı aşkın kanunu, sevilen kişiye duyulan muhabbet ve o aşktan dolayı o kişinin sevdiği şeyleri de sevmek, onun arzusunu kendi arzusuna tercih etmek ve sevgilinin uğruna her şeyini feda edebilmektir.

İşte Hz. Ebubekir’in hayatı, Allah Resulü aşk ile bağlılığın ve O’nda fani oluşun zirve misalleriyle doludur. Bir gün gönüller sultanı Efendimiz’in Rahatsızlandığını duyan Hz. Sıddık, üzüntüden kendisi de yatağa düşmüştü. Bu iki dost arasındaki ulvi muhabbetin neticesi olan aynıleşme sebebiyledir ki Allah Resulü: “Ebubekir bendendir, ben de ondanım, Ebubekir dünyada ve ahirette kardeşimdir.” (Deylemi, I, 437) buyurarak mana alemni de ki beraberliği ve kalpten kalbe baki olan hal inikasını teyit buyurmuştur.

Efendimiz’in ölüm döşeğinde iken: “Bütün kapılar kapansın; yalnız Ebubekir’inki kalsın!” (Buhari, Ashabü’n-Nebi, 3) iltifatı, Hazret-i Ebubekir ile aralarındaki kalbi alaka ve müstesna yakınlığın en güzel ifadelerinden biridir. Bilal-i Habeşi ve annesi de, Allah Rasulü’nün insanları İslam’a gizlice davete başladığı ilk günlerde Müslüman oldular.

Hz. Bilal, Müslümanlığını açıklayan ilk yedi kişiden biri idi. Dininden dönmesi için yapılan en ağır işkencelere tahammül ederdi. İnkara zorlandıkça: “Ehad! Ehad! Allah Birdir! Allah Birdir!” derdi. Hz. Ebubekir, Hz. Bilal ve validesinin bedelini ödeyerek onları azad etti. Hz. Mevlana, bu kıssada merhamet ve şefkatin kamil bir tezahürünü sergilemenin yanında, bir insanı kamile paha biçilemeyeceğini, yani dünyevi kıymetlerin, insanın manevi yapısının karşısında bir hiç hükmünde olduğunu ifade ederek gönüllerimize ulvi bir hakikati nakşetmektedir.

Hz. Ebubekir, bu alicenap hareketiyle Rasulullah’a olan zirve muhabbetini bir kez daha sergilemiş olmaktadır. Hz. Ebu Bekir’in Allah Rasulü’ne duyduğu hudutsuz muhabbetin alametlerinden birkaçı şöyleydi:

İlk Müslümanlar Tebliğin gizlice devam ettiği bu günlerde Ebu Bekir’in (R.a) teşvik ve delaletiyle Ebu Fükeyhe, Hz. Osman, Zübeyr bin Avvam, Abdurrahman bin Avf, Sa’d bin ebi Vakkass, Talha bin Ubeydulllah (r.a.) iman nimetine nail oldular.  İslami sohbet sitesi

İslami sohbet platformu olarak İlk Müslüman Kimlerdi?  sonuna gelmiş  bulunmaktayız.  görüşmek dileğiyle, islami sohbetci Sohbet sitesinden biraz bahsetmek istiyorum. Sitemizde Bayanlar için Dini Sohbet yerler arasında  aile gibi bir ortam kurmayı planlıyoruz. Sitemizde saygı çerçevesinde paylaşımlar yapıyoruz. Gelen kişilerin istedikleri konu hakkında doğru bilgiler almasını sağlıyoruz

Selam ve Dua iLe    

https://www.islamisohbetci.com/wp-content/uploads/2022/03/ilk_muslumanlar-702x336-1.jpghttps://www.islamisohbetci.com/wp-content/uploads/2022/03/ilk_muslumanlar-702x336-1-300x300.jpgEzeLdini sohbetGenelİslami Sohbet
İlk Müslüman Kimlerdi? İslami Sohbet İlk Müslümanlar Tebliğin gizlice devam ettiği bu günlerde Ebu Bekir'in (R.a) teşvik ve delaletiyle Ebu Fükeyhe, Hz. Osman, Zübeyr bin Avvam, Abdurrahman bin Avf, Sa'd bin ebi Vakkass, Talha bin Ubeydulllah (r.a.) iman nimetine nail oldular  İslami sohbet sitesi Peygamber Oluşu Hz. Muhammed (s.a.s) Miladi 610 yılının...